ANASAYFA
Kullanıcı Adı Şifre Şifremi Unuttum / Kayıt olmak istiyorum
Bu bölümdeki içerikler:


E-Öğrenme: Elmalar ve Portakallar

Günümüzde, büyük ve küçük ölçekli işletmelerdeki e-öğrenme modelleri arasında temel bir anlayış farkı vardır.

Büyük işletmeler için e-Öğrenme

Pek çok büyük firmada e-öğrenme çalışmaları insan kaynaklarının bir fonksiyonu olarak yürütülür. Bu e-öğrenme projelerinde amaç genellikle insan kaynakları sürecini daha etkin kılmaktadır. Bu firmalar sanal toplantılar sayesinde ulaşım masraflarını azaltmayı, performans izleme sistemleri ile çalışanların eğitim süreçlerini takip etmeyi ve dokümanlarını internet üzerinden yayınlayıp bilgi ve belgelere ulaşılmasında zaman kavramını ortadan kaldırmayı amaçlarlar. Bu sayede insan kaynakları sürecini en etkin şekilde kullanmayı amaçlamaktadırlar. Tüm bu çabaların temel amacı geleneksel eğitim modellerinin işlevini daha hızlı, daha iyi ve daha ucuza yerine getirmektir.

Küçük işletmeler için e-Öğrenme

Küçük işletmeler e-öğrenmeye farklı bir açıdan yaklaşmaktadırlar. Bu yaklaşımda, temel amaç yeni iş hedefleri ile karşılaşmak ya da varolanları geliştirmektir. Diğer bir fark ise e-öğrenmenin personel ve müşterinin olduğu her yerde gerçekleştirilebilir olmasıdır. Örneğin, bu firmalarda kullanılan sistemlerle, çalışanlara yeni siparişlerin nasıl alınacağı ve müşteriye yeni aldığı ürünü nasıl kullanacağı anlatmak amaçlanmaktadır. Diğer bir örnekte ise, e-öğrenme yeni projelerin başlangıcında kullanılabilir. Bu, yeni ürünün piyasaya çıkış tarihini çabuklaştırır.

Aşağıda büyük ve küçük ölçekli şirketler için kullanılan e-eğitimler arasındaki farkları görebilirsiniz.

 

Büyük işletmeler için
E-öğrenme

Küçük işletmeler için
E-öğrenme

Amaç

İnsan kaynakları ve eğitim sürecini daha etkin kılmak

İş performansını arttırmak

Ölçütler

• Kaynaklardan tasarruf
• Belgeleme
• LMS(Öğrenme Yönetim Sistemi) sonuçları
• Öğrenenin memnuniyeti

• Artırılmış satışlar
• Daha hızlı servis
• Hata oranında azalma

Kalite testi

Daha önceki şirket içi insan kaynakları çabaları

Aynı endüstrideki firmaların birbirlerine göre durumları

Öğrenciler

Çalışanlar

• Çalışanlar
• Partnerler
• Tedarikçiler
• Müşteriler

Odak

Şirket içi

Sınırsız

Sınırlayıcı etkenler

Bütçe sistem dışına çıkıldığı oranda şişer.

e-öğrenme hizmetini planlandığı şekilde ulaştırma hakkında gereken güven

Etki

Alt sınırlar

Üst sınırlar

Ne Olacak?

Her şeyi ayrı ayrı ele almak yerine, tedarikçilerin çoğu tüm bunları bir araya koymayı isterler. Bu, pek çok faydayı beraberinde getirir:

  • Ulaşım zaman ve masraflarının azaltılması
  • Artan satışlar
  • Organizasyon kültürünün iletilmesi
  • Daha faydalı ve hızlı öğrenme modellerinin geliştirilmesi
  • Müşteri hizmetlerinin geliştirilmesi
  • Yeteri kadar ve zamanında eğitimlerin sağlanması

Şüphesiz, müşteriler bu listedekilerden pek azı ile ilgilenirler. Bir eğitim müdürü ise daha çok ulaşım masraflarının azaltılması ile ilgilenir; aynı şekilde bir satış müdürü satış artışları ile ilgilidir. Fakat çözümlerin çok azı siyah ve beyaz kadar belirgindir. Konumuza uygun olarak bir örneği ele alacak olursak, İnsan kaynakları genellikle şirketlerdeki e-öğrenme uygulamalarını yönetir. Bu örneğe karşı bir soru akla geliyor, bir organizasyonda bir ya da birden çok e-öğrenme yaklaşımlarına ihtiyaç duyulur mu?

Yakın zamana kadar, şirketlerin tek bir eğitim modelini uygulamaları gerektiği fikrinin oldukça ateşli bir taraftarıydım. Şirketlerin tüm e-öğrenme programlarını bir şemsiye altında toplamasının daha ucuz ve daha yararlı olacağına inanıyordum. Buna gerçekleştirirken, şirketlerin tutarlılık ve daha kesin bir ekonomi kazanacağını düşünüyordum; her çalışan için tek bir portal hazırlayarak ve müşteriden gelen tekerleğin yeniden keşfi hakkındaki sorulardan kaçarak. Aslında, insan kaynaklarının harcamaları azaltması konusunun e-öğrenme modellerinde bir öncelik alacağını düşünürdüm.

Ancak, dağıtılmış e-öğrenme fikrini araştırmaya başladım. Daha sık şekilde, bu bende e-öğrenme bütçelerini rakip oyuncular arasında dağıtıp ortaya çıkan risk i çeşitlendiriyormuş hissi verdi. Sebepler pek çok, İlk olarak e-öğrenme tedarikçilerinin bulunduğu pazar gelen ve giden pek çok şirketle birlikte çok istikrarsız. İkinci olarak, içerikler standartların oturmasıyla daha rahat taşına bilir bir hal alıyor.

Örneğin, bir şirket için hazırlanan bir danışmanlık projesi içinde yer alan müşteri odaklı e-öğrenme yaklaşımını inceleyelim. Şirketin kullandığı e-öğrenme sistemi çok yavaş çalıştığı için, bunu genel tartışma için hazırlanan tartışma forumları için kullanmayı uygun bulduk. Zamanla, proje içinde fark edildi ki çalışanların ve müşterilerin farklı ihtiyaçları da bulunuyor. Örneğin, çalışanların normal öğrenme süreçleri dışında ayrıca motivasyon, kültür çeşitliliği ve izlenme gibi ihtiyaçları var. Müşteri eğitimini insan kaynaklarında kullanılan eğitimin bir ek modülü gibi düşünmek bizim düşüncelerimizi tekrardan geliştirmemizi sağladı. Bunun üzerine elimizdeki e-öğrenme planını yeniden düzenledik. Bu aşamada aklımızdan e-öğrenme terimini sildik ve bu adım, yapılandan çok sonuçlara odaklanmamızı sağladı.

Sonuç Olarak

Belkide şirketler e-öğrenme uygulamalarının ne kadar küçük olabileceğini düşünmeliler ve yeni bir sistem yaratmak yerine mevcut sistemleri kullanmayı denemeliler. Bunu yaparken, şirketler ekonomik açıdan zorlanabilir mi? Belki bu olabilir; fakat şunu düşünün: Çok büyük şirket yazılımların da beklentileri karşılayamama olasılığı olabilir. Pek çok basit sisteminde bu beklentiler için karşılayamama olasılığı olacağı gibi.

Kaynakça: Cross, Jay. (2003). E-Learning: Apples and Oranges. http://www.learningcircuits.org



Bu bölümdeki içerikler:  · Sonu Olmayan Kampüste Bir Bahar Gezintisi
· Nasıl E-Öğrenci Olunur?
· E-Öğrenme: Elmalar ve Portakallar